Agora ve Dükkânlar

2006 yılında Harmanyeri olarak adlandırılan bölgede var olan kalıntıların işlevini anlamak için sondaj çalışması olarak başlanan bu kazılar, yapının işlevinin tam olarak anlaşılamaması ve yapının büyüklüğü nedeniyle devam eden bir kazı çalışmasına dönüştürülmüştür. Yapı grubu kent merkezinin en önemli sosyal yapıları olan tiyatro, hamam ve odeionun merkezinde yer almaktadır. Kentin genelinde görülen tahribattan en çok etkilenen alanlardan biridir. Yapı grubu, bulunduğu konum, kazılmamış alanların fiziki yapısı ve daha sonraki eklenti mekânlara bakılarak agora ve dükkânlar olarak adlandırılmıştır. Kazı çalışmaları sırasında ele geçen taş ve kurşun terazi ağırlığı, bu odaların dükkân olarak kullanılmış olabileceği hakkındaki düşüncemizi desteklemektedir.

Doğu- batı yönünde uzanan 40 m.’ lik güney cephesi ana kayaya basamaklı bir şekilde yerleştirilen orijinal yapı, yeni eklemelerle uzun bir dönem kullanılmıştır. Orijinal kesme taş bloklarla oluşturulan muhtemelen en erken mimari yapının temelleri üzerine dik bir şekilde yerleştirilen birbirine paralel duvarlar, dükkânlar olarak yorumlanmıştır. Bu moloz taşlardan yapılan duvarlarında sürekli yeni eklemeler ve bazı değişikliklerle kullanıldığı görülmektedir. Aynı ölçüye sahip bu odaların bazılarında renkli duvar sıvalarının kullanıldığı zemin seviyesinde ele geçen kalıntılardan anlaşılmıştır. 2015 yılı çalışmalarında bu yapının güneyinde ana caddenin çıkartılması için çalışmalar yapılmıştır. Önceki kazı dönemlerinde ana yapının güneyinde çok iyi işçiliğe sahip kesme taş blokların zemin kaplaması olarak kullanıldığı, bazı bölümlerde bu kaplamaların devam ettiği görülmüştür. 2015 sezonunda bu zeminin üzerine gelen yeni bir kaplama ile yola dönüştürüldüğü görülmüştür. Yolun açığa çıkartılması sırasında farklı dönem eklentilerinin sınırları tespit edilmiş ve mimari değişim net olarak tespit edilebilmiştir. Kazı yapılan bölümün sınırları içinde kalan ve zeminin üzerine yapılan kanal da farklı dönem eklentilerinin en erken dönemlerden itibaren yapıdaki değişimi göstermesi açısından çok önemli veriler sağlamıştır.

2006 yılından itibaren aralıklı sürdürülen çalışmalarda ele geçen mimari kalıntıların yanında seramik, sikke, cam ve terracotta gibi buluntular yapıda oluşan değişimlerin tarihleri hakkında bize bilgi vermektedir. Buna göre en erken duvarların ele geçen buluntular yardımıyla M.S. 2. yy. sonlarıyla M.S. 4. yy. başları arasında bir dönemde yapıldığı belirlenmiş, daha sonra M.S.5-7. yy.’larda da eklentilerin devam ettiği ve yapının M.S.11-12.yy.’lara kadar kullanım gördüğü ele geçen sikkeler yardımıyla anlaşılmıştır. Bu kullanım evreleri yanında mimari olarak tespit edilmeyen ancak küçük buluntular yardımıyla fark edilebilen Osmanlı kültür izlerini de alanın son kullanımı hakkında ipuçları vermektedir.