PARİON ANTİK KENTİ 2014 KAZI SEZONU SONUÇ RAPORU

(09.07.2014 – 01.09.2014)

 

2014 yılı Parion kazı, restorasyon ve konservasyon çalışmaları, Kazı başkan yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Ertuğ Ergürer’in vekâletinde, 7 akademisyen, 5 restoratör-konservatör, 5 yüksek lisans-doktora öğrencisi, arkeoloji, sanat tarihi, mimarlık, bölümlerinden öğrenciler ve 70 işçiden oluşan bir ekip tarafından 09 Temmuz 2014- 01 Eylül 2014 tarihleri arasında,  Bakanlığımıza sunulan kazı programı çerçevesinde, Nekropol, Roma Hamamı, Tiyatro, Odeion, Yamaç Yapısı, Agora/Dükkânlar ve Tümülüs olmak üzere antik kentin 7 ayrı bölgesinde gerçekleştirilmiş, çok sayıda etütlük ve 50 adet envanterlik eser ortaya çıkarılmıştır.

 

ROMA HAMAMI

Parion Roma Hamamı çalışmalarına, alanda genel bir temizlik yapıldıktan sonra Piscina’nın güneyinde bulunan 2013 sezonunda yarım bırakılan Apodyterium olarak düşündüğümüz mekânın devamı olarak 1350-1265/ 1355-1260/ 1355-1265/ 1350-1260 numaralı açmalarda başlandı (Resim 1 ).

Devam eden çalışmalarda Apodyterium ‘un doğu sınırlarını belirlemek ve hamamın bölümleri arasında bir bütünlük sağlamak amacıyla çalışma 1360-1260 numaralı alana kaydırıldı (Resim 2 ).

 Yapılan çalışmalarda Apodyterium’un batı duvarında payandalarla desteklenmiş Tepidarium’a geçişi sağlayan girişin muhtemelen geç dönemde işlevini kaybettiği ve kapatıldığı tespit edilmiştir. Bu bölümde yer yer sağlam kalmış duvar sıvaları gözlemlenirken güneyde bulunan payandanın sıvası üzerine kazıma şeklinde yazılmış ‘N ve H’ harfleri belirlendi. Bu bölümde zeminde sağlam kalmış mermer taban kaplamaları ve payandalar arasında süpürgelikler ortaya çıkarılmıştır ( Resim 3 4 5 ).

            Apodyterium’un doğu bölümünde yapılan çalışmalarda ise doğu duvarının kuzeyde bulunan iki payandası ve bu payandalar arasında geç dönemde harçsız tuğla ve taşlarla örülerek yapılmış yarım yuvarlak planlı bir yapı ortaya çıkarılmıştır (Resim 6 ).

Apodyterium’un güney doğu bölümünde yapılan çalışmalarda ise yine payandalarla desteklenmiş ve diğer mekâna geçişi sağlayan bir kapı girişi daha ortaya çıkarılmıştır. Yine bu bölümde de zeminde yer yer tahrip olmuş mermer zemin kaplamaları ve süpürgelikler gözlemlenmiştir (Resim 7 ,8 )

Mekânda kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda uzanan atık su kanalı da ortaya çıkarılmıştır. Bu alanda yapılan temizlik ve restorasyon çalışmalarından sonra fotoğrafik ve çizgisel kayıtların alınmasıyla çalışmalar sona ermiştir (Resim 9 -10 -11 ).

Roma Hamamı’nda bu sezon diğer bir çalışma alanı Tepidarium’un güneybatı kapı girişinin kesitinde 2013 kazı sezonu sonunda yarım bırakılan 1335-1260/1340-1260 numaralı açmalardır. Bu bölümde yapılan çalışmalarda zeminde sıkıştırılmış toprak üzerine yapılmış mermer plakaların neredeyse tamamının tahrip olduğu görülmüştür. Bu bölümde görsel ve çizgisel tüm kayıtların alınmasıyla buradaki çalışmalara son verilmiştir (Resim 12 ).

Kazı sezonunun son günlerinde ise Tepidarium’un batısında, Praefurnium olabileceğini düşündüğümüz 1335-1260 numaralı açmada seviye inme çalışmaları yapılmıştır. Bu alanda yapılan çalışmalarda sıkıştırılmış toprak zemin ve Tepidarium’a sıcak hava geçişini sağlayan delhiz bağlantısı ortaya çıkarılmıştır (Resim 13 ).

Çalışmalar sırasında ele geçen tüm tuğla ve taşlar kazı alanı yanına düzenli bir şekilde yerleştirilmiştir. Ayrıca alanda geniş çaplı temizlik çalışmaları yapılıp güvenlik önlemleri alınarak çalışmalar sonlandırılmıştır.

 

TİYATRO

Tiyatroda 2014 sezonunda, sahne binasının sınırlarının belirlenmesi, caveanın korunmuş bölümlerinin bulunması, aynı zamanda tüm alanların ayrıntılı mimari planlarının dijital ortama aktarılması hedeflenmiştir. Bu çalışmaların yanında, sahne binasının batısında bulunan Geç dönem duvarının orijinal mimariye tehlike oluşturması nedeniyle kaldırılması da 2014 Yılı çalışma hedefleri arasına alınmıştır. Bu doğrultuda 09.07.2014-01.09.2014 tarihleri arasında sahne binasının güneyinde, Geç Dönem duvarın çevresinde 12 açmada çalışılmıştır.

Geçen yıl sahne binasının kuzeyinde çalışmalar yapılmış olup bu alanda açığa çıkarılan kemerli yapının güneyde de olabileceği düşüncesiyle çalışmalar 1290-1295, 1285-1295, 1280-1295 açma numaralı alanlarda yapılmıştır(Resim 14 ). Bu alanlarda yapılan çalışmalarda geçen yıl kuzeyde tespit edilen odanın benzeri güneyde açığa çıkarılmıştır. Bu odanın ölçüleri de güneydeki oda ile aynı ölçüye sahiptir. Ancak burada üst tabakalarda çalışıldığı için oda tam olarak açığa çıkarılamamış, bununla birlikte bir arşitrav friz bloğu ve diğer örneklerden farklı alınlık parçası ele geçmiştir. Bu odanın batısında 1280-1295 açmasında çalışmalara devam edilmiş ve bu alanda moloz taş duvar kalıntısı ile karşılaşılmıştır. Bu bölümde sürdürülen çalışmalarda, bir kapı girişi ve kapı çivileri ele geçmiştir. Bu duvarlar ve kapı, geç dönem duvarına eklenerek daha sonraki bir dönemde oda haline getirilmiş olmalıdır. Bu bölümde çalışmalar geç dönem duvarına kadar üst seviyede sürdürülmüş ve çalışmalar tamamlanmıştır (Resim 15 ).

2013 sezonunda versura bölümünde taşlar üzerinde görülen çatlaklar nedeniyle oda içinde yarım kalan (Resim 16 ) çalışmalar önlemlerin alınmasıyla tamamlanmıştır (Resim 17 ).  2013 yıl çalışmalarında olduğu gibi bu oda içinde çok sayıda küçük eser ele geçmiştir. Bunlardan en göze çarpanları, bronz situlus,  pişmiş toprak savaşçı figürü (Resim 18 ) ve Aphrodite figürüdür (Resim 19 ). Bu alandaki çalışmalar 6. 35 m seviyesinde kısmen harçlı ve sıkıştırılmış zeminin tespiti ile sonlandırılmıştır. Bu bölümde çalışmaların tamamlanmasıyla geçici olarak kullanılan demir taşıyıcılar kaldırılıp daha güçlü ve estetik destekler yapılmıştır  (Resim 17 20 ).

2014 sezonunun önemli çalışma alanlarından birisi de sahne binası podyumunun batısında ona paralel yerleştirilmiş moloz taş duvar çevresinde yapılan çalışmalardır. 1280-1265, 1280-1270, 1280-1275 açma numaralı alanlarda çalışmalar yapılmış ve batısında bulunan sütun altlıkları sayesinde bu duvarın proscaenenium duvarı olduğu anlaşılmıştır (Resim 21 22 ). Bu bölümde iki sütun altlığı korunmuştur ve diğer iki tanesinin de yerinde izleri görülmektedir. Proscaenenium duvarının kuzeyinde devam eden çalışmalarda bir bölümü açığa çıkartılan merdivenlerin çevresi açılmış ve 8 basamağın korunduğu anlaşılmıştır (Resim 22 ).

2014 yılının son çalışması orkestradan geçen Geç Dönem duvarında yapılmıştır (Resim 23 ). Bakanlığımızdan alınan izin doğrultusunda Geç Dönem duvarının toprak kaymaları sonucu tehlike oluşturan bölümleri tüm kayıt işlemler tamamlandıktan sonra kaldırılmıştır. Bu bölümde tahmin edildiği gibi duvarda devşirme olarak kullanılan taşların çoğunluğunun oturma sırası olduğu anlaşılmıştır. Geç dönem duvarının kuzey bölümü kaldırıldıktan sonra bu alanda kazı ve kesit düzenleme çalışmaları yapılmıştır (Resim 22 24 ). Çalışmalar sırasında 1280-1270 açmasında medusa kabartmalı korinth sütun başlığı (Resim 25 ), 1280-1275 açmasında Victoria kabartmalı alınlık parçası (Resim 26 ), 1275-1265 açmasında yine bir Victoria kabartmalı alınlık (Resim 27 ), 1280-1270, 1280-1275 açmasında da 3 adet yazıtlı arşitrav bloğu ele geçmiştir (Resim 28 ). Parion 2014 sezonu içinde ele geçen diğer mimari bloklarda kayıtları alınarak kazı evi yanındaki platforma taşınmış ve çalışmalar tamamlanmıştır.

 

NEKROPOLİS

Nekropoliste kazı çalışması öncesi alanın yoğun bitki örtüsü ile kaplı olduğu görülmüştür(Resim 29 ). Bu nedenle alanın tümünde ayrıntılı bir bitki temizliği yapılmıştır (Resim 30 ).

Temizlik çalışmaları ardından ilk çalışma 1535-2290 nolu açmada başlatılmıştır. Bu açmadaki yürütülen çalışmalarda 8.02-7.65 m’de ana kaya oyuğu içine yatırılmış doğu-batı yönlü ileri erişkin bir erkeğe ait iskelet ele geçmiştir. M 181 olarak adlandırılan ve basit inhumasyon uygulanan mezarda iskeletin diz kapakları arasında iki Korinth aryballosu bulunmuştur (Resim 31 ).

M181’in doğusunda 8.04-7.63 m’de ağız üzeri kayrak taşlarıyla kapatılmış PM5 olarak adlandırılan küçük boyutlu bir pithos mezar ele geçmiştir. Mezar içinden bir bebeğe ait tahrip olmuş iskelet bulunmuştur (Resim 32 ).

1535-2290 nolu açmada devam eden çalışmalarda M-181’in hemen güneyinde 7.76 m’den 7.49 m derinliğe gelindiğinde basit toprak mezar tipinde inhumasyon gömünün uygulandığı M-182 olarak adlandırılan mezar bulunmuştur. Ana kaya oyularak doğu- batı yönlü yerleştirilen iskeletin erişkin bir erkeğe ait olduğu tespit edilmiş olup, başı sağına dönük, dizleri hafif çekilmiş vaziyettedir. Mezarda herhangi bir ölü hediyesi ele geçmemiştir. (Resim 33 ).

2013 kazı sezonunda bir bölümü ortaya çıkarılmış olan 1535-2285/2290, 1540-2285/2290 nolu açmalarının içine giren ana kaya üzerinde yer alan Krm4 olarak adlandırılan krematoryumun zeminine ulaşıldı (Resim 34 ). Krematoryumdan yanmış odun parçaları ve Arkaik Döneme ait seramik parçaları ele geçmiştir.

1535-2285 nolu açmada daha önceden tespit edilen OM-1 olarak adlandırılan Oda Mezar’daki dolgu toprak indirilmeye devam edildi. Dolgu topraktan 2004 yılında okul inşaatı için açılan temel kazma çalışmalarında oluştuğu düşünülen plastik tabak, poşet gibi çöpler, Roma Dönemine ait dağınık halde mezar kiremitleri ve Nekropolis’de yer alan TSM-7 olarak adlandırılan Taş Sandık Mezar’a ait olduğu tespit edilen 81x51 cm ölçülerinde mermer bir kapak parçası bulunmuştur. Zemine yaklaşıldığında Parion Nekropolisi’ndeki Arkaik Dönem mezarlarında görülen bir özellik olan, muhtemelen deniz kenarından taşınan çakıllı kumla kaplı olduğu görülmüştür. Çakıllı kumun alt kısmında OM-1’in zeminini oluşturan 7. 16 m derinlikte ana kaya üzerinde bir insana ait kemik parçası ve mezar sahibine ait olduğu düşünülen bir bronz fibula ele geçmiştir (Resim 35 ).

1540-2290 nolu açmada 9.13 m’den 8.43 m’ye, güneyinde ise, 6.90 m’ye gelindiğinde ana kaya bulunarak bu alanda çalışmalara son verilmiştir.

1530/1535-2285 nolu açmalarda OM-1’in batısındaki OM-2 olarak adlandırılan Oda Mezar (?) içinde yer alan dolgu toprak boşaltılmıştırçTopraktan OM 1’de olduğu gibi çöpler ve birkaç kemik parçası ele geçmiştir (Resim 36 ). Aynı açmada OM-2’nin güneyinde ana kayanın oyuğu içinden 8. 27 m’de kırık vaziyette bir lekythos ve 8.04 m’de M-183 olarak adlandırılan basit toprak mezar bulunmuştur. Bu mezarda inhumasyon gömü uygulanmış olup, bulunan iskelet çok fazla tahrip olduğundan yaş ve cinsiyet ayrımı yapılamamıştır (Resim 37 ) .

1530-2285/2290 nolu açmada yapılan çalışmalarda 8.81-8.46 m’de ana kayanın oyularak, içine ölünün yerleştirildiği inhumasyon gömünün uygulandığı M184 olarak adlandırılan mezarla karşılaşıldı. Kuzeydoğu-güneybatı yönlü olan mezardaki iskeletin eridiği ve sol göğsü üzerine bir Korinth aryballosunun ölü hediyesi olarak bırakıldığı görüldü (Resim 38 ).

1530-2295 nolu açmada yapılan çalışmalarda 1’i taş örgü, 2’si içbükey semerdam, 3’ü düz semerdam olmak üzere toplam 6 adet mezar ele geçmiştir. Bunlardan 8.44-8.08 m derinlikte yer alan M185 nolu mezar düz semerdam kiremit tipinde olup, kremasyon gömüye sahiptir (Resim 39). Mezarın doğu ayakucunda kulbu eksik bir kandil ele geçmiştir. 8.06-7.76 m derinlikte M186 olarak adlandırılan düz semerdam kiremit tipinde inhumasyon gömüye sahip olan mezar ise oldukça tahrip olmuş olup, ölü hediyesi olarak 5 adet pişmiş toprak unguentarium ele geçmiştir (Resim 40). Aynı açmalarda 8.08-7.78 m’de yer alan bir diğer mezar olan M187, M185 ve M186’nın arasında yer almaktadır. Kuzeybatı-güneydoğu yönlü mezarın kuzey ve güneyinde olmak üzere 34x13 m ölçülerinde ikiye bölünmüş durumda ele geçen olasılıkla ölüye su sağlamak amacıyla yapılmış olan bir su künkü ele geçti (Resim 41). Tahrip olmuş mezardan 5 pişmiş toprak unguentarium, 1 lekythos, 1 bronz taşıma kancası,  unguentariumlardan birine ait olan metal kapak ve mezar toprağına karışmış olan daha erken dönemlere ait bir pişmiş toprak figürin yüz parçası ele geçti. Etrafı araları harçlı taşlarla örülmüş 8.25-7.95 m’derinlikte M188 nolu mezardaki iskeletin tahrip olduğu görüldü. M188’in üst kısmında üst yarısı kırık 48x34 cm ölçülerinde üzerinde 5 satır halinde Grekçe yazı bulunan, en alt satırda “elveda” yazdığı ve bir kadına ait olduğu anlaşılan bir mezar steli bulunmuştur (Resim 42). Diğer üç mezarla aynı yöndeki mezarda yer alan iskeletin başı sola dönük olup, ölü hediyesi olarak sol ayakucundan 1’i cam, 2’si pişmiş toprak olmak üzere 3 adet çan gövdeli unguentarium, 1p. t. kandil, 1 p. t. lekythos, 1 p. t. mantolu çocuk figürini ve 1 bronz sikke bırakılmıştır (Resim 43). Devam eden çalışmalarda 1530-2295 nolu açmanın güneydoğusunda 1 içbükey semerdam, 3 düz semerdam kiremit mezar tespit edildi. M189 olarak adlandırılan içbükey semerdam kiremit mezarda inhumasyon gömünün uygulandığı görülmüş olup, iskeletin sağ bacağı yanında 1 pişmiş toprak lekythos, kandil ve kandilin altına eksik bir kap kaidesi yerleştirilmiştir (Resim 44). M189’dan ele geçen lekythos’un ağız yanlarında eksik parçaların olması, mezarlarda kullanılmış kaplarında ölü hediyesi olarak bırakıldığını göstermektedir. M189’un kuzeyinde kuzeydoğu-güneybatı yönlü olarak uzanmış düz semerdam kiremit mezar tipinde inhumasyon gömünün uygulandığı mezar M190 olarak adlandırıldı. M190’ın yanında bir kiremit mezar daha olduğu ve sonradan yapılan sıvalı bir duvar ve M191 olarak adlandırılan ikinci mezar tarafından M190’ın oldukça tahrip edildiği görüldü (Resim 44). İki mezardan da herhangi bir ölü hediyesi ele geçmedi.

Geçen sezon yağmur suları sonucu L5 olarak adlandırılan lahdin yanına yapılan ve bu sezon yıkıldığı görülen taş destek duvarının yerine yenisi yapıldı (Resim 45). Yapılan çalışmalarda Parion Nekropolisi’nde daha önceki yıllarda görülmeyen iki mezar tipi (ana kaya yamaca oygu oda mezar ve ana kaya zemine oygu mezar) ortaya çıkarılırken, mezarların Arkaik Döneme ait olduğu çıkan buluntularında yardımıyla anlaşıldı. Nekropolis’in kuzeyi ve batısında ana kaya zemine ulaşılmış olup, bu açmalarda çalışmalara son verilmiştir. Çalışılan 1530-2290/2295 nolu açmalarda 9.25 m derinlikten 7.10 m’ye kadar gelinerek 2014 kazı sezonu çalışmalarına son verilmiştir (Resim 46).

Parion Nekropolisi Antropolojik Sonuçlar

Mezar numarası: 181

Toprak yapısı ve mezarın döneminden dolayı vücut kemikleri tahrip olmuştur. Dişlerinde premortem kayıplar bulunan iskeletin yaşlı bireye ait olduğu düşünülmektedir.

Mezar numarası: 182

Batı-doğu yönünde uzanan basit toprak mezarda sağ yanına yatırılmış yüzü kuzey yönüne çevrilmiş yarı büzülmüş erişkin erkek bireye ait iskelet ele geçirilmiştir. Bireyin sağ kısmı topraktan dolayı tahrip olmuştur.

Mezar numarası: 183

Batı-doğu yönlü ana kaya üstüne oyulmuş basit toprak mezarda çıkan iskelet çok fazla tahrip olup herhangi bir cinsiyet ve yaş tahmini yapılamamış olup laboratuar aşamasına bırakılmıştır.

Mezar numarası: 184

Toprak yapısı ve mezarın döneminden dolayı vücut kemikleri tahrip olmuştur aynı zamanda bulunan karınca yumurtalarından dolayı karıncaların iskelete zarar verdiği düşünülmektedir. Erişkin bireye aittir.

Mezar numarası: 185

Nekropolis’de yapılan çalışmalar sırasında çıkan kiremit mezarda çıkan iskelet çok fazla tahrip olmuş yaş ve cinsiyet verilememiştir.

Mezar numarası: 186

İskelet tahrip olmuştur. Herhangi bir yaş ve cinsiyet tespiti yapılamamış olup laboratuar aşamasına kalmıştır.

Mezar numarası: 187

Kremasyona uğramış olan iskelette her hangi bir yaş ve cinsiyet tespiti yapılamamış olup laboratuar aşamasına kalmıştır.

Mezar numarası: 188

Toprak yapısı ve mezarın döneminden dolayı vücut kemikleri tahrip olmuştur. Genç erişkin erkeğe aittir.

Mezar numarası: 189

Mezar içinde bulunan iskeletin kiremitlerin kırılmasından ve içindeki taşlardan dolayı üst üyeleri tahrip olmuştur. Erişkin erkek bireye ait olduğu düşünülmektedir.

Mezar numarası: 190

Kiremitlerin kırılıp iskelet üzerine çökmesinden dolayı ve çok fazla su aldığı için vücut üyeleri çok kötü koruna gelmiştir. Erişkin kadın bireye ait olduğu düşünülmektedir.

Mezar numarası: PM-5

Güney Nekropolisi’nde yapılan çalışmalar sırasında bulunan pithos mezar içerisinde ele geçen iskeletin incelenmesi sonucu bebek olduğu tespit edilmiştir. Kemiklerin durumundan dolayı tam manası ile yaş belirlenememiştir. Fakat elde olan materyallere göre bebeğin bir yaş civarı olduğu düşünülmektedir. Mezarın içerisinde aynı zamanda akıntı ile geldiği düşünülen erişkin bireye ait kafatası parçaları çıkmıştır.

 

AGORA VE DÜKKÂNLAR

Agora ve dükkânlar alanında 2014 kazı sezonu boyunca; 1380-1340, 1385-1340, 1385-1350, 1360-1355, 1365-1355, 1370-1355, 1385-1345,1380-1345 açmalarında kazı çalışmaları ve kesit düzenleme çalışmaları yapılmıştır.

Agora ve dükkânlarda 2014 kazı sezonuna, 1380-1340 açma numaralı alanın kuzey dış sınırlarını belirlemek amacıyla başlanmıştır (Resim 47).  Çalışmalar sırasında; bir odanın batı, kuzey ve güney duvarları açığa çıkarılırken, doğu duvarını tespit etmek amacıyla 1385-1340 açma numaralı alanda da çalışılmıştır (Resim 48). Oda içerisinde renkli duvar sıvaları, çok sayıda seramik ele geçmiştir. Aynı açmada alanın agora ve dükkânlar olduğunu kanıtlar nitelikte üzerinde ‘Π’ işareti olan taş ağırlık ele geçmiştir (Resim 49).

Agoranın güney sınırına konumlu, yol olarak kullanılan alanda, zemine inme çalışmaları yapılmıştır (1360-1355/1365-1355 açma numaralı alanlar). Doğu-batı doğrultusunda açığa çıkarılan geç dönem duvarı takip amacıyla kazılmıştır (Resim 50). Aynı zamanda açığa çıkarılan doğu-batı doğrultulu duvar ile kesişen kuzey-güney doğrultulu duvarın iki farklı zamanda yapıldığı saptanmıştır (Resim 51).  Alanda zemin seviyesine inildiğinde, merdivenli olan orijinal yapının zeminine denk gelen alanda atık su kanalına rastlanılmıştır (Resim 52). Zemin seviyesinde, geç dönem duvarına dayalı vaziyette merdiven olarak kullanılmış olan flüt bezemeli arşitrav bloğu gün yüzüne çıkarılmıştır (Resim 53).

1385-1350 açma numaralı alanda kesit düzenleme ve seviye inme çalışmaları sonucunda zemine ulaşılmıştır. Bu bölümde mermer blok üzerinde yıldız şeklinde su gideri ve zemin üzerinde kırık amphora ele geçmiştir (Resim 54).

Agora ve Dükkânlar olarak adlandırdığımız kazı alanının son çalışması 1380-1345 açmasında yapılmıştır. Bu bölümde geçen yıllarda oda içinde açığa çıkarılan oldukça tahrip olmuş moloz taş duvar kalıntısı tüm kayıtları yapıldıktan sonra kaldırılmış (Resim 55, 56)  Duvar kaldırıldıktan sonra açma genelinde temizlik çalışmaları yapılmıştır 2014 kazı çalışmaları tamamlanmıştır (Resim 57).

 

ODEION

Parion Odeionu’nda 2014 kazı sezonu çalışmalarının ilk aşamasında, alanda meydana gelen doğal tahribat sonucu oluşmuş toprak akıntılarından ve bitki örtüsünden arındırılması amacıyla temizlik çalışmaları gerçekleştirilmiştir (Resim 58-59). Genel temizlik çalışmalarının ardından uygun görülen plan çerçevesinde, yapının genel planının tamamen ortaya çıkarılması ve güney kısımda oturtulmuş olduğu topografyadan tamamen soyutlanması amacıyla,  yapının doğu-ön cephesi olan, sahne binasının ön kısmında ve güney yamaçta ilgili görselde belirtilen 1, 2 ve 3 nolu alanlarda kazı çalışmaları gerçekleştirilmiştir (Resim 60).

Bu alanlardan ilki olan, 1 nolu alanın kuzey yarısında, öncelikli olarak, yapının 1 nolu girişi olarak adlandırılan kuzey girişin hemen ön kısmında, girişi tamamen kapsayacak şekilde seviye inme çalışması yapılarak belirgin bir stratigrafi olduğu görülmüş ve bunun sonucunda belirlenen 5 tabakaya göre çalışmalar güney yönde devam ettirilmiştir (Resim 61). 1 nolu girişin ön kısmındaki bu çalışmalar sonucu yaklaşık 7.80 m kota kadar inilerek, yapının oturtulduğu euthynteriası olarak nitelendirilebilecek son blok taş sırası belirlendi (Resim 62). 1 nolu alandaki çalışmalarda sahne binasının ön-doğu kısmında 10.20 m kottan itibaren stratigrafiye göre 4 tabakada çalışmalar gerçekleştirilmiş olup, bu kısımda 8.20 m kota kadar inilmiştir. 1 nolu alanda sahne binasının doğu-ön kısmındaki çalışmalarda daha önce var olan 2 konsolun yanında 5 konsol daha olduğu tespit edilmiştir (Resim 63-64). Çalışmalarda sahne binasının doğu-ön kısmında 2 nolu güney girişi belirlenmiş ve 2 nolu güney girişte, 1 nolu kuzey girişte olduğu gibi yapının ikinci kullanım evresinde daraltılarak, giriş kısmı yükseltilmiş olduğu tespit edilmiştir (Resim 65). 1 nolu alanın kuzey yarısında gerçekleştirilen bu çalışmalar esnasında, 4. konsolun güneyinden itibaren devam eden çalışmalarda, yaklaşık olarak 9.46 - 9.10 m arası kotta, basit moloz taş duvarlara sahip bir geç dönem (MS 9-11 yüzyıl) yapısına ait kısmen tahrip olmuş duvarların, çalışma alanı içerisinde kalan kısmı tamamen belirlenmiştir. 2010 yılından bu yana çıkarılan tahrip olmuş, üçüncü moloz taş duvarlı yapı olduğu için, 3 nolu yapı olarak isimlendirilen yapıya ait moloz yıkıntıları ile ilgili plan ve görsel kayıt çalışmaları yapıldıktan sonra, bu moloztaş duvarlar kaldırılmıştır. Moloz taş sıraları kaldırılma esnasında duvar içerisinde, kaveaya ait oturma basamağı, mermer blok parçaları, kum taşından bir oluk ve sütun parçaları ele geçmiştir. Bu mimari taşlar sırasıyla, ODE 53’ den ODE 68’e kadar numaralandırılmıştır (Resim 66-67). 1 nolu alanın kuzey yarısındaki çalışmalarda olasılıkla kaplama levhası olarak kullanılan, çok sayıda küçük mermer ve kiremit parçalarına, ayrıca 2. ve 3. tabakaya ait, MS 3 ile MS 9 yüzyıl aralığına tarihlenen seramik parçaları, birkaç çivi ile aşırı korozyonlu sikkeler ele geçmiştir.

Yapının güneyinde 2 nolu kısımda, belirlenen stratigrafiye göre, 1. tabakada devam edilen çalışmalarda yamacın batı üst kısmından doğuya doğru en üst tabaka tamamen alınmış, 3 nolu kısımda ise yamacın üst kısmından aşağıya doğru 2. ve 3. tabakalar alınarak güney analemma duvarının sınırları belirlenmiş; ayrıca analemmanın güneyinde, analemma duvarına bitişik olup, kuzey güney doğrultusunda uzanan bir teras duvarı olduğu tespit edilmiştir. Bu kısımda teras duvarı kısmen açıldıktan sonra çalışma sınırı analemmanın güneyi olarak belirlenip, çalışmalar bu sınırın kuzeyi ve doğusunda devam etmiştir. Çalışmaların odaklanıldığı bu bölüm 2013 kazı sezonunda inilen 10.20 m kota kadar inilirken, analemmanın güney doğu köşe dış kısmında bir geç dönem (olasılıkla MS 9-11. Yüzyıl) moloz taş duvarlı yapıya ait kalıntılar belirlenmiştir. Bu moloz taş duvarlı kısım tamamen ortaya çıkarıldıktan sonra, 3 nolu alandaki çalışmalar bitirilmiştir. Bu çalışmalar sırasında güney analemma duvarının dış kısmında ikinci tabakaya ait çok sayıda farklı tarihlere ait buluntu aynı tabakada ele geçmiş olup, bu buluntular arasında MS 3. yüzyıl ile MS 9. yüzyıl aralığına tarihlenen seramik parçaları, düşük kondüsyonlu 13 bronz sikke, birkaç metal çivi ve pişmiş toprak figürin parçaları sayılabilir.

Çalışmalar sonucu yapının olasılıkla ikinci kullanım evresinde yapılan su kanalının güney analemma duvarı üzerindeki yeri, açma sınırları içerisindeki kısımları ortaya çıkarılmış (Resim 68- 69) ve su kanalının yaklaşık olarak 46 cm genişliğinde ve batıdan doğuya yaklaşık % 16 - % 20 arasında bir eğime sahip olduğu tespit edilmiştir (Resim 70). Çalışılan alanlardan MS 3. yüzyıl ile MS 9. yüzyıl aralığına tarihlenen çok sayıda seramik parçası, mermer kaplama ve kiremit parçaları, kemik objeler ve tokalar, cam bilezik parçaları, MS 1. yüzyıl ile MS 2. yüzyıla ait terrakotta figürin parçaları ile toplam 35 adet sikke ele geçmiştir (Resim 71-72).

Odeion alanında restorasyon ekibince, kaveya’ ya ait basamakların temizliği, kısmi keeping uygulaması, 1390-1435 nolu açmanın içerisinde, merdivenlerin kuzeyindeki, sahne binası-güney konsolu iç kısmındaki rampalı çıkışı gösteren mermer süpürgeliklerde destekleme uygulaması ve sahne binasına ait bazı kısımlara hava koşullarından koruma amaçlı güçlendirme çalışması gerçekleştirilmiştir (Resim 73). Tüm bu kazı ve restorasyon çalışmaları ardından yapının son hali plana aktarılmıştır (Resim 74-75).

 

YAMAÇ YAPISI

2014 sezonu Yamaç Yapısı kazılarına deniz seviyesinden yüksekliği 10.58 m olan, 1495-1240 açmasında başlanmıştır. Çalışmalarda Doğu-Batı yönünde uzanan duvar kalıntısına rastlanılmıştır. Duvar eklenti olup düzensiz taş ve tuğla ile sıkıştırılmış toprakla örülmüştür. Bu sektörün kazısı tamamlandıktan sonra çalışmalar deniz seviyesinden yüksekliği 13.31 m olan 1500-1240 nolu açmaya kaydırılmıştır. Devam eden çalışmalarda 1500-1245 nolu açmalarda yer alan kare formlu pişmiş toprak plakalarla ve horasan harcıyla örülmüş duvar kalıntısının güney yönü ortaya çıkarılmıştır. Kuzeydoğu yönünden Güneybatı yönüne uzanan 60x80 cm ölçülerinde kanal yapısına rastlanılmıştır. Kanalın üzeri mermer plakalarla kaplanmış olup kanalın derinliğinin 35 cm olduğu görülmüştür (Resim 76). Bu sektörün kazısı tamamlandıktan sonra çalışmalar deniz seviyesinden yüksekliği 14.39 m olan 1505-1240 açmaya kaydırılmıştır. Kazı çalışmalarında Doğu-Batı yönünde açmanın Kuzey ve Güney yönünde uzanan duvar kalıntısı ortaya çıkmıştır. Duvar düzensiz taşlarla örülmüştür. Güney doğrultusunda 1.75x2.57 cm uzunluğunda duvara rastlanılmıştır. Doğu doğrultusunda ise 1.87 cm uzunluğunda 1.30 cm yüksekliğinde duvar bulunmuştur. Duvarın zemini düzgün kesme taşlardan yapılmış yüzeyi sıva ile kaplanmış olup yüzeyinde iskele deliği mevcut olduğu görülmüştür. Doğu yönde uzanan duvar Geç Antik döneme ait olup düzensiz taşlar ve aralarında tuğla plakalarla oluşturulmuştur. Birinci evreye ait olan apsisli bölümün üzerine yapılan bu duvar farklı bir işlevde kullanılmış olup daha geç bir evreye ait olduğu tespit edilmiştir. Çalışmalar esnasında zemindeki kanal her iki taraftan kuzey ve güney yönde plaka taşlarla desteklenmiştir. Kanalın üstü taşlarla kapatılmış olup 60-75cm genişliğinde derinliği ise 25-35 cm arasında değiştiği tespit edilmiştir. Oval bölüm 130x211 cm çapta olup yapı temeli doldurma taş üzerine düzgün yüzlü taşlarla apsis yapılıp sıvayla kapatılmıştır. Zeminde herhangi bir kaplamaya rastlanılmamıştır. Herhangi bir zemine ulaşılamamış olup; kanal ortaya çıkarılarak bu alanda çalışmalara son verilmiştir (Resim 77). Bu sektörün kazısı tamamlandıktan sonra çalışmalar deniz seviyesinden yüksekliği 15.87 m olan 1510-1240 nolu açmaya kaydırılmıştır. Kazı çalışmalarında 12.71 m kotta Kuzey-Güney doğrultusunda yer alan apsisli bölümün tamamı ortaya çıkarılmıştır. Kuzey-Güney doğrultusundaki apsisli yapı "∩" formuna sahip olup yapıya daha sonradan eklenmiştir. Kuzey kısmında 1.38 m genişliğe sahip olan yapı, güneye doğru daralmaktadır. Yapının duvarları kesme taştan yapılmış ve duvarların aralarına destekleyici öğe olarak tuğla plakalar ile horasan harcı kullanılmıştır. Tuğla plakalar simetrik bir vaziyette dizilmiştir. Apsis yapının iç duvarlarında kaplama olarak kullanılan ve günümüze çok az bir kısmı gelen mermer plakaların tutturulması amacıyla simetrik olarak demir kenetlerin kullanıldığı görülmüştür. Sekinin orijinal duvar yüksekliği 61 cm olup günümüze belirli bir kısmı gelen duvarın yüksekliği 45 cm'dir. Sekinin batı kısmındaki zeminde mermer yoğunluğunun fazla olduğu görülmektedir. Duvar üzerinde kırmızı duvar boyasına ve renkli duvar sıvalarına rastlanılmıştır (Resim 78). Bölümün Kuzeydoğu doğrultusunda apsis planlı bölümde 61x85 cm genişliğinde iki adet pencere açıklığı ortaya çıkarılmıştır. Havuzun derinliği 70 cm’dir. Seki apsisli bölüme sonradan eklendiği anlaşılmış olup plan çizimi ve kayıtları yapıldıktan sonra kaldırılmıştır. Yapılan kazı çalışmaları sonucunda apsisli bölümün içerisinde havuz ortaya çıkarılmıştır. Bu havuz yapının frigidariumuna ait olan soğuk su havuzudur (Resim 79). Bu sektörün kazısı tamamlandıktan sonra çalışmalar büyük bölümü ortaya çıkarılmış olan yapının apoditerium bölümüne kaydırılmıştır. Çalışmalar sonucunda apoditerium bölümünün tamamı ortaya çıkarılmıştır. 14 m uzunluğa, 9 m genişliğe sahip olan apoditerumun dört tarafı 60-80 cm arasında değişen genişliğe ve 35 cm derinliğe sahip atık su kanalı ile çevrelenmiştir (Resim 80). Apoditerium bölümünün zemininin yerel taşlarla ve mermerlerle kaplı olduğu ve çok az bir bölümünün günümüze kadar geldiği anlaşılmıştır (Resim 81). Apoditerium bölümünün doğu tarafında toplam 6 payanda, 5 niş ortaya çıkarılmıştır. 190-195 cm ölçülerinde nişlere sahip olan payandalar toplam yüksekliği 286 cm’dir. Nişlerin iki tanesini geç dönemde doldurulmuştur. Ayrıca ortadaki 3 nişin ortasında kanala bağlanan küçük su kanalı ortaya çıkarılmıştır bunlara yapının yamaçta yer almasından dolayı drenajla ilgili olmalıdır. Payandaların hemen önünde kabartma şeklinde stüccoların ters olarak düştüğü görülmüştür. Stüccolar kabartma şeklinde yumurta-mızrak, palmet ve panter motiflerine sahiptir. Stüccoların payandalar arasında yer alan kemerlerin cephe kuşağında yer alıyor olması muhtemeldir.   8,1x13,50 m ölçülere sahip apoditeriumun güney duvarında, son payandanın hemen sınırında, 150 cm yüksekliğe, 270 cm açıklığa ve 67cm kalınlığa sahip,  doğu-batı yönünde uzanan hamamın ana giriş kapısı ortaya çıkarılmıştır (Resim 82). Apoditeriumun kazısı tamamlandıktan sonra 2009 sezonunda kazısı yarım kalan 1500-1255 nolu açmada çalışmalara devam edilmiştir. Çalışmalarda duvarın güneydoğu köşesinde is izleri ortaya çıkmıştır. Praeufurnium olarak adlandırılan odanın duvarında 5-10 cm genişliğinde bir silme olduğu gözlemlenmiştir. Caldarium bölümünü ısıtmak amacıyla yapılmış olan praefurnium 248x457 ölçülerinde olup duvar kalınlığı 65 cm ve duvarın yüksekliği ise 226 cm olduğu tespit edilmiştir (Resim 80).

 

TÜMÜLÜS

Çanakkale K.V.K.B. Kurulu’nun 9 Mayıs 2013 tarih ve B.16.0.KVM.4.17.00.02./17.03.649/995 Sayılı, Biga İlçesi, Kemer Köyü, Tümülüs tescili için görüş istenmesi konulu yazısı kapsamında, Kemer Köyü’nün hemen doğusundaki Değirmencik Köyü’ne giden yolun 3. km’sinden sonra fabrika yolu ile birleşen köy yolu kavşağından yaklaşık 200 m doğuda, yolun yaklaşık 10 m güney iç kısmında, etrafındaki alana hâkim bir tepe üzerinde yer alan tümülüs olabilecek alan ortalama 20-25 m çapında ve 5-6 yüksekliğe sahiptir(Resim 83, 84). Üzeri ve etrafı yoğun bitki örtüsü ve çalılıklarla kaplı olan tepeciğin üst orta kısmında üstte yaklaşık 3x3 mi altta ise 2x2 m genişliğinde ve yaklaşık 2 m derinliğinde bir kaçak kazı çukuru bulunmaktadır(Resim 85). Üzeri ve etrafındaki çalılıkların temizlenmesi ve içi suyla dolu olan bu kaçak kazı çukurunun içerisinin boşaltılmasının ardından tepeciğin güney batı yarısını kapsayacak şekilde çeyrek dilim sistemiyle belirlenen kısımda, tepe eteğinden merkezi kısma doğru kazı çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmalarda tepecik üzerindeki yaklaşık 30 cm lik yüzey toprağının ardından asıl tepe toprağının çok sert olduğu tespit edilmiş, bu yüzden çalışmalar oldukça yavaş ilerlemiştir. Yaklaşık bir ay süreyle gerçekleştirilen bu çalışmalar sonunda tepe merkezine kısmen ulaşılmış ancak olası orijinal zemine kadar ulaşılamamıştır (Resim 86- 90). Kaçak kazı çukurunun bulunduğu bu merkezi kısma kadar gelinen kısımda, merkezin çok az batısında ortalama 2 m derinlikte küçük bir kremasyon izi olabilecek ize rastlanılmıştır (Resim 91). Bu seviyeden itibaren çalışmalar sonlandırılmıştır. Kazı çalışmalarının ardından etrafı tel örgüyle çevrilerek (Resim 92- 94) koruma altına alınan alanda gelecek sezonda çalışmalara devam edilecektir.

 

SONDAJ ÇALIŞMALARI

Sondaj 7.1

Parion 2014 kazı sezonunda Bakanlığa sunulan çalışma programı çerçevesinde kireç ocağı olabilecek alanlarda sondaj yapılmasına ilişkin olarak, ilk sondaj Roma tiyatro’sunun hemen güneyinde eğimli bir arazi üzerinde açılmış ve 7-1 sondajı olarak adlandırılmıştır.

Bu alanda yapılan seviye inme çalışmalarında -230 cm kota kadar inilmiş ve kireç ocağı yapısına benzeyen yuvarlak formda bir mimari kalıntı tespit edilmiştir. Yuvarlak planlı moloz taştan yapılan bu kalıntının çevresinde yapılan derinleşme çalışmaları sonucunda başka buluntuya rastlanılmamış ve bu alanda sondaj çalışmalarına son verilmiştir (Resim 95).

Sondaj 8.1

Parion antik kentinin sınırları içerisinde bulunan Kemer Köyü, Taş Kule Mevkii’nde bulunan Hellenistik Dönem Kule’nin doğusunda bulunan arsada denizden yüksekliği 1.43 m. kotta bulunan alanda 3x3 m. boyutlarında sondaj açma çalışmaları 23.07.2014 tarihinde başlamıştır (Resim 96).

Sondaj 8.1 açmasının açık kahve rengi renkte ve görece yumuşak yapıda olan toprak hemen üzerinde bulunan tarım/yüzey toprağı ile birlikte beraber ele alınarak 1. Tabaka olarak isimlendirilmiştir. 1. Tabaka’da gerçekleştirilen çalışmalarda 1.02 m. kota ulaşıldığında açmanın güneydoğu köşesinde bazı taşların üst yüzleri gözlemlenmiş (Resim 97) ve bu taşların daha net bir şekilde anlaşılması için etraflarındaki alanda seviye inilmiştir. Bu taşlar arasında bir tanesi üzerinde bulunan “IC.” yazıtı ile farklılık göstermektedir. “IC.” yazıtı Hz. İsa’nın adı olan “ΙΗΣΟΥΣ ΧΡΙΣΤΟΣ” latince kısaltması olan “IC XC” ‘nin kırık bir parçasıdır (Resim 98). Yapılan çalışmalar sonucunda 1. Tabakadaki bu taşların bir yapıya ait olmayıp bir yıkıntı kümesi olduğu anlaşılmıştır.

1.05 m. kotta daha yumuşak yapıda ve açık kahverengi renkte olan 2. Tabaka tespit edilmiş ve seviye inme çalışmaları sonucunda 0.83 m. kota ulaşılmıştır. 2. Tabakada ufak boyutlu moloz taşların varlığı ve 0.83 m. kotta deniz ve yumuşakça kabuklarının yoğun bir şekilde varlığı 3. Tabakanın tespit edilmesi sonucunda (Resim 99, 100) daha geniş bir alanda çalışılmasına karar verilerek sondaj açmada genişletme çalışmaları 5x5 m. boyutlarında ve kent karolajına uygun olarak gerçekleştirilmiştir. 1125 – 1340 plankaresinde yer alan ve batı tarafında biraz dışarı taşan bir açma şeklini almıştır (Resim 101, 102). 3. Tabaka içerisinde yumuşakça kabuklarının yoğun olduğu bölgenin kuzeyinde bir duvar izine rastlanmamasına rağmen kabaca doğu-batı istikametli bir sıva hattı gözlemlenmiş (Resim 100).

Sondaj 8.1 açmasında kent karolajına uygun olarak genişletildiği yeni alanda seviye inme çalışmaları ile açmanın tamamen aynı seviyeye indirilmesi amaçlanılarak yeni alanda seviye inme çalışmaları başlatılmıştır. Bu çalışmalar sırasında açmanın orta kısmında başka bir taş kümesi gözlemlenmiş ve bu kümenin daha net anlaşılması için kümenin etrafında açmanın güney yarısında yoğunlaşılarak seviye inme çalışmalarına devam edilmiştir. Seviye inme çalışmaları sırasında kabaca kuzey-güney istikametli olası bir duvarın üst hattı gözlemlenmiştir (Resim 100).

Sondaj 8.1 açmasında yapılan temizlik çalışmaları ardından açmanın orta kısmında görülen taş kümesinin işlenmemiş ve doğal taşlardan oluşan bir küme olduğunun anlaşılmıştır (Resim 100).

Sondaj 8.1 açmasındaki çalışmaların Parion 2015 yılı çalışmalarında devam edilmesi öngörülerek, 2015 yılında etrafının çit ile örtülmüş bir iş alanı oluşturularak çalışmaya devam edilmesine karar verilerek çalışmalar durdurulmuştur. Çalışmaların durdurulduğu açmanın etrafında güvenlik şeritleri ile gerekli güvenlik tedbirleri alınarak açmadaki çalışmalara Parion 2014 yılı çalışmaları bünyesinde 31.07.2014 tarihi ile son verilmiştir.

Sondaj 9-1, 2, 3

Parion 2014 kazı sezonunda Bakanlığa sunulan çalışma programı çerçevesinde kireç ocağı olabilecek alanlarda sondaj yapılmasına ilişkin olarak, kazı başkanlığınca uygun görülen alanlarda çalışmalar başlatılmıştır. Bu alanda seviye inme çalışmalarında açmayı çapraz bir şekilde kesen moloz taşlardan yapılmış bir duvar kalıntısıyla karşılaşılmıştır (Resim 103). -60 cm’ ye gelindiğinde ana kayaya ulaşılmış ve kireç ocağına ilişkin bir veriye ulaşılamadığından çalışmalar sonlandırılıp sondaj bakanlıktan alınan izinle tekrar kapatılmıştır (Resim 104).

Sondaj 9-2 olarak adlandırılan açmadaki seviye inme çalışmalarında -70 cm kotta ana kayaya ulaşılmıştır (Resim 105). Bu çerçevede bu alandaki sondaj çalışmaları sonlandırılmış ve üzeri kapatılmıştır (Resim 106).

Kireç ocağı tespitine yönelik son çalışma Sondaj 9-3’ tür. Bu alanda açmanın güneyinde moloz taşlardan yapılmış bir duvar kalıntısına rastlanılmıştır (Resim 107). -60 cm derinliğe inildiğinde de ana kayaya ulaşılmış, çalışmalar sonlandırılmış ve sondaj kapatılmıştır (Resim 108).

 

 

2014 RESTORASYON ve KONSERVASYON ÇALIŞMALARI

A-    Arazi Çalışmaları

Parion Antik Kenti 2014 yılı kazı sezonu içinde restorasyon ve konservasyon uygulamalarına Odeion ve Yamaç Yapısında genel temizlik ile başlandı. Bu iki yapıda gelişen bitki kökleri bağ makası ile kesildi. Yumuşak uçlu fırçalar kullanılarak detay temizlik yapıldı (Resim 109). Fırçanın temizleyemediği toz/ toprak kalıntıları puar kullanılarak giderildi. Genel temizlik sonrasında Yamaç Yapısında bordür ve derz uygulamasına geçildi.

Uygulamada kullanılan harç malzemeleri ve oranı:

Not: 1 birim, 1 maşrapa olarak belirlendi

1) 3 maşrapa elenmiş kum

2) 1 maşrapa kiremit tozu

3) 1 kola kapağı okra sarısı pigment

4) 1 kola kapağı kahverengi pigment

5) 2 maşrapa kireç kaymağı

Yamaç Yapısı

Bordür yapılacak alan çeşitli boyutlarda yumuşak uçlu fırçalar ve puar kullanılarak temizlendi (Resim 110). Bu işlemin amacı uygulanacak harcın dayanıklı olmasını sağlamaktır. Harç uygulanacak alan üzerindeki toz - toprak tabakası temizlendikten sonra harç uygulanacak alan tamamen su ile ıslatıldı. Islatılan alan kurumadan uygun boyutlarda spatüller kullanılarak harç uygulandı (Resim 111) Harç uygulandıktan sonra ıslatılan sünger ile taşan harçlar temizlendi. Bu işlem gerek görüldüğü ölçüde tekrarlandı.

Odeion

Odeionda derz uygulamasına ilk olarak cavea ve basamaklarda başlandı (Resim 112).  Derz yapılacak alanlar çeşitli boyutlarda yumuşak uçlu fırçalar ve puar kullanılarak temizlendi. Harç uygulanacak alan üzerindeki toz - toprak kalıntıları temizlendikten sonra harç uygulanacak alan tamamen su ile ıslatıldı. Islatmanın amacı uygulanacak harcın uygulanan alana tutunmasını sağlamaktır. Islatılan alan kurumadan uygun boyutlarda spatüller kullanılarak harç uygulandı. Güney koridorda sıvasından ayrılan mermer plaka sağlamlaştırıldı (Resim 113). Bu işlemin amacı yağmur suyunun orijinal sıvayı tahrip etmesini ve mermer plakanın sıvadan ayrılmasını engellemektir. Güney kolonda var olan mermer kaplama üzerinde bordür uygulaması yapıldı (Resim 114). Bu uygulamanın amacı yağmur suyunun aşındırmasını ve rüzgârın taşıdığı bitki tohumlarının boşluklara yerleşip oluşabilecek bitki tahribatını engellemektir.

Nekropolis

Güney nekropolde ortaya çıkarılan lahit kapağının restorasyonu yapıldı. Kırık olan bütün parçaların, kırık yüzeylerinde yapışmayı engelleyecek parçalar bistüri ile temizlendi (Resim 115, 116).  Orta sertlikte fırça ile fırçalandı. Daha sonra çift bileşenli taş yapıştırıcısı olan araldite (epoksi reçine) 10’a 2 oranında hazırlandı. Hazırlanan yapıştırıcı, kırık olan iki parçanın kırık yüzeylerine sürüldü (Resim 117). Taşan yapıştırıcılar asetonlu pamuk ile temizlendi. Kırık parçalar dikkatli bir şekilde birleştirildi, hemen ardından yapışan parçaların kaymaması için yapıştırılan parçalar kâğıt bantlarla desteklendi (Resim 118). 24 saat sonra yapıştırılan parçalar kontrol edildi ve destek için kullanılan kağıt bantlar çıkarıldı. Yapıştırılan parça lahit üzerinde yerine yerleştirildi. Daha sonra bitki tahribatını ve yağmur suyu aşındırmasını önlemek için boşluklarda derz dolgusu yapıldı.

Roma Hamamı

Roma hamamında ilk olarak duvar üzerinde temizlik yapıldı (Resim 119) Daha önceki senelerde yapılan keeping uygulaması işlevini yitirmiş olduğundan o harçların yenilenmesine karar verildi. Bu sebeple işlevini yitirmiş harçlar duvar üzerinden dikkatli bir şekilde kaldırıldı (Resim 120). Daha sonra keeping uygulamasına geçildi. Bunun için uygun büyüklükteki taşlar seçildi. Taşlar duvar üzerine uygun aralıklarla yerleştirildi (Resim 121). Daha sonra keeping uygulanacak alan su ile ıslatıldı (Resim 122). Hazırlanan harç yeterli miktarda duvar üzerine koyuldu. Taşlar harcın üzerine yerleştirildi (Resim 123).  Plastik tokmak ile taşın üzerine dikkatli ve kontrollü bir şekilde vurularak taş sabitlendi (Resim 124). Daha sonra taşın etrafı uygun büyüklükteki spatüllerle düzeltildi (Resim 125,126).  Harç istenilen oranda kuruduktan sonra uygulanan bütün yerlerde hafif bir şekilde kazıma yapıldı (Resim 127, 128). Bu işlemin amacı harcın içerisine koyulan malzemelerin görülmesini sağlamaktır. Apodyterium (?) bölümünde kazı sezonu içinde ortaya çıkan duvar sıvasının sağlamlaştırması yapıldı. Sıva kenarları dikkatli bir şekilde yumuşak uçlu fırçalar ve puar kullanılarak temizlendi (Resim 129, 130).  Temizlenen kenarlar su ile ıslatıldı (Resim 131). Daha sonra uygun büyüklükte spatüller ile bordür uygulandı (Resim 132, 133). Bordür uygulamasından sonra Sıva üzerine %10 luk Primal AC 33 uygulanarak sıvanın sağlamlaştırması yapıldı. Tabanda ortaya çıkarılan mermerlerde bordür uygulaması yapıldı. Kırık mermerlerin çatlaklarında da derz uygulaması yapıldı (Resim 134)

Sonuç olarak 2014 yılı kazı sezonu içinde geçtiğimiz yıllarda yapılan restorasyon ve konservasyon uygulamaları kontrol edilmiş. Yeni açılan alanlara müdahale edilmiş, gerek görülen alanlarda restorasyon ve konservasyon uygulamaları yenilenmiştir. 

Yamaç Yapısı, Roma Hamamı, Odeion ve Nekropoliste restorasyon ve konservasyon uygulamaları başarılı bir şekilde gerçekleştirildi.

B-    Laboratuar Çalışmaları

Sikke Buluntularını Koruma Onarım Çalışmaları

Parion kazısı 2014 yılı çalışmalarında Yamaç Yapısı, Odeion, Tiyatro, Roma Hamamı, Agora, Nekropolis ve Sondajlar da dâhil olmak üzere 248 bronz sikke ele geçmiştir. Ele geçen bronz sikkelerin koruma onarım çalışmaları 2014 kazı çalışmaları sezonunda tamamlanmıştır.

Koruma onarımdaki amaç; sikkelere en az zararı vererek tanımlanmasına olanak sağlamaktır. Çalışılan tüm sikkelerin belgelemesi üzerinde ehemmiyetle durulmuş ve çalışmalar sonucunda kataloglama yapılmıştır.  Sikkelerin gelecek yıllara sağlıklı olarak aktarılması sağlamak amacıyla konservasyon çalışması titizlikle yürütülmüştür.

Bronz Sikkeler Üzerindeki Bozulmalar

Yamaç Yapısından ele geçen sikkeler üzerinde yoğun ve yumuşak toprak tabakası oluşumuyla birlikte genel olarak bakır klorür, bakır oksit ve bakır karbonat oluşumları gözlemlenmiştir. Özellikle Tiyatro mevkiinden ele geçen bronz sikkeler üzerinde bakır (I) klorür –nantokit bozulması gözlemlenmiştir.

Genel olarak kondisyonları sağlam olan bronz sikkeler üzerindeki patina tabakaları ince olup kimi sikkelerde hiç bulunmamaktadır.

Koruma Onarım Yöntem Seçimi ve Yöntemler

Çalışmalardan ele geçen bronz sikkeler stereo zoom mikroskop altında incelenmiş ve mekanik temizlik yönteminde karar kılınmıştır.

Bölgedeki hava sıcaklığı ve nem göz önüne alınarak kimyasal koruma yöntemlerinden BTA ve Paraloid B-72 uygulamalarında karar kılınmıştır.

Koruma Onarım Uygulamaları

Sikkeler üzerindeki toprak tabakası kontrollü olarak bisturi ile kaldırılmıştır. Toprağı kaldırılan sikkelerin mikroskop altında bisturi ve seyrek olarak cam elyaf kalem kullanılarak ayrıntıları temizlenmiştir.

Ayrıntı temizlikleri biten sikkelere BTA (Benzatriazol)  uygulanarak mevcut korozyonun pasivasyonu sağlanmış ve sikke üzerinde koruma tabakası oluşturulmuştur. BTA’dan alınan sikkelere Paraloid B-72 çözeltisi seyreltik olarak uygulanarak sikkelerin oksijenle bağlantısı kesilmiş ve korumaya alınmıştır.

Metal Eser Koruma Onarım Çalışmaları

Buluntular paketlenirken hassas durumda olanlar için destek malzemesi kullanıldı. Kullanılan malzemenin esere zarar vermeyecek olmasına dikkat edildi. Ortamdaki nemi kontrol edebilmek amacı ile paketlenen malzemelerin yanına paketlenmiş şekilde slikajeller yerleştirildi. Buluntuların paketlemesi ortam (depo, raflar) ve hava koşulları göz önüne alınarak yapıldı.

Buluntuların restorasyon-konservasyon çalışmaları yapıldıktan sonra fotoğraf ve yazılı olarak belgelemesi yapıldı. Eserin fotoğrafları konservasyon öncesi, sırası ve sonrası şeklinde yapıldı. Yazılı belgelemesi bütün uygulanan işlemler ve eserin durumu gözlemlenerek yapıldı.

Laboratuvardaki malzemelerin sayımı yapıldı. Nedeni ise bir sonraki yıllarda elimizde gerekli malzemelerin ne kadar kaldığı, gerekli ise bir sonraki malzeme listesine eklenerek tekrar temin edebilme kolaylığı sağlamasından dolayı gerçekleştirildi.

Laboratuvarda kullanılan malzemelerin üzerine isimlerini, hangi tarihte hazırlandıklarını ve kaç oranında hazırlandığı anlaşılabilecek ve kullanım kolaylığı sağlayacak şekilde belirtildi.

Laboratuvarda bulunan mikroskoplar, dişçi motoru gibi malzemeler zarar görmemesi için kendi kutularına yerleştirilerek depolarda muhafaza altına alındı. Sezon boyunca kullanılan diğer malzemeler temizlenerek dolapların içerisine veya raflarda muhafaza altına alındı.

Laboratuvarda oluşabilecek yangın vs. olaylara karşı emniyet amacı ile fişleri çekildi. Laboratuvarda bulunan malzemeler raflarda veya kilitlenebilen dolaplar içerisinde muhafaza altına alındı.

Diğer Çalışmalar

Parion 2014 kazı, restorasyon ve konservasyon çalışmaları yukarıda ayrıntılarıyla anlatılmaya çalışılmış olup bu çalışmaların yanında etütlük depo düzeni, koruma, tanıtım vb konularda aşağıdaki çalışmalar yapılmıştır.

Etütlük malzeme deposu içerisinde korunan 2009-2013 yıllarına ait eserler önceki yıllarda türlerine göre kategorize edildiği şekilde kapaklı plastik kutular içerisinden çıkarılarak Kazı Başkanı ve Bakanlık Temsilcisi nezaretinde sayılmıştır. Sayım esnasında etütlük eserlerin kontrolü sağlanmış, etütlük eserlerde olası (konservatif müdahale ve korumaya yönelik işlemler) riskler kazı ekip üyesi restoratör ve arkeologlarca gözlemlenerek sonuca gidilmiş, etütlük eserlerin muhafaza edildiği plastik poşetler ve fişlerden yıprananların yerine yeni plastik poşetler ve fişler oluşturulduktan sonra etütlük eserlerin depoda mevcutta bulunan metal raflarda nitelikleri (seramik, taş, metal, terakota, kemik ve etütlük) baz alınarak daha önceden alfabetik sıralaması yapılan raflara etütlük eserleri yıllarına göre tasnifi yapılarak yeni bir depo düzenlemesine gidilmiştir(Resim 1).

Kazı çalışmalarının bitirilmesinden sonra alanlara yakın istiflenen tüm atık toprak kaldırılmış ve alanlar güvenlik amacıyla tekrar telle çevrelenmiştir.

Kazı sezonu içinde işçilere ve kazı teknik ekibine İş Güvenliği Kursu verilmiştir.

Kentin bulunduğu Biga- Kemer Köyü halkına Parion Kazıları 2014 yılı sezonu çalışmaları anlatılmıştır.

Geçen yıllarda bakanlığımızın görüşü doğrultusunda çalışma alanlarının yeri arttırılmış, bu amaçla yeni 2 oda konteyner alınmıştır.

Kazıdaki demirbaş listesi temsilci gözetiminde tekrar düzenlenmiş ve Çanakkale Müzesine liste teslim edilmiştir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.

 

0
0
0
s2sdefault
powered by social2s